Otomotiv sektöründe yıllardır ilk kez ÖTV tahsilatında düşüş yaşanırken, iç pazardaki daralma üretim ve ihracat rakamlarına da olumsuz yansıdı. Otomotiv editörü Emre Özpeynirci, bu gelişmelerin sektördeki genel tabloyu nasıl etkilediğini değerlendirdi.
Özpeynirci'ye göre, temmuz ayında otomotivden yapılan ÖTV tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,55 azalarak 60 milyar 18 milyon TL'ye geriledi. Bu düşüş, devletin yıl sonu için otomotivden beklediği 900 milyar TL'lik ÖTV gelir hedefine ulaşılmasını zorlaştırabilir.
ÖTV GELİRİNDE BÜYÜK SAPMA
Yılın ilk 7 ayında otomotiv sektöründen toplam 419 milyar 87 milyon TL ÖTV tahsil edildi. Ancak bu tutar, devletin yıl sonu hedefinin yaklaşık yüzde 44'üne denk geliyor. Geçen yıl aynı dönemde hedefin yüzde 47-48'ine ulaşılmış ve yıl sonunda bütçe hedefi aşılmıştı.
Özpeynirci, iç pazardaki daralmanın devam etmesi halinde bu yıl otomotivden beklenen ÖTV gelirinin hedefin altında kalma riskinin oldukça yüksek olduğunu belirtiyor. Bütçe açığı nedeniyle yeni ÖTV artışları gündeme gelebilir.
Özpeynirci, bütçe açığının yüksek olduğu bir dönemde otomotivden elde edilen vergi gelirlerindeki sapmanın yeni düzenlemeleri gündeme getirebileceğini belirtiyor. Yakın zamanda yapılan düzenlemeyle maktu ÖTV alt limiti 100 bin TL olarak belirlendi. Ancak Cumhurbaşkanı'na bu maktu tutarı 10 katına kadar artırma yetkisi verilmiş durumda. Örneğin, bu tutarın 6 kat artırılması halinde en düşük ÖTV tutarı 600 bin TL'ye çıkabilir.
ÜRETİM VE İHRACATTAKİ DÜŞÜŞ
Temmuz ayında toplam otomotiv üretimi yüzde 19,16 düşerek 103 bin 817 adede geriledi. Bu, yaklaşık 25 bin adetlik üretim kaybı anlamına geliyor. Yılın ilk 7 ayında otomobil üretimindeki daralma yüzde 32'ye ulaştı. Toplam üretimdeki kaybın büyük bölümü otomobil üretiminden kaynaklanırken, hafif ticari araç tarafında büyüme yaşandı.
Ağır ticari araçlar da dahil edildiğinde toplam pazardaki daralma yüzde 24,50 olurken, otomobildeki daralma yüzde 26 seviyesinde gerçekleşti. Temmuz ayında ihracat tarafında da dikkat çekici bir gerileme yaşandı. Toplam otomotiv ihracatı yüzde 20,41 azalırken, otomobil ihracatındaki düşüş yüzde 39'u buldu.
ELEKTRİKLİ ARAÇLAR VE GELECEK RİSKLERİ
Avrupa pazarı hızla elektrikli otomobillere yönelirken, Türkiye’deki üretim yapısının hâlâ büyük ölçüde içten yanmalı motorlu araçlara dayanması, ihracat açısından önemli bir risk oluşturuyor. Türkiye’de üretilen elektrikli araç seçeneklerinin sınırlı olması, Avrupa pazarındaki dönüşüme uyum konusunda sektörü zayıflatıyor.
Bunun yanı sıra Avrupa Birliği’nin sanayi stratejisinde öne çıkan 'Made in Europe' yaklaşımında Türkiye'nin nasıl bir konumda yer alacağına ilişkin belirsizlik de sürüyor. Türkiye’nin bu sisteme dahil edilip edilmeyeceğinin henüz netleşmemesi, sektör açısından özellikle 2027 ve sonrası için önemli bir risk olarak görülüyor.

