Kuzeydoğu Atlantik'te incelenen bazı radyoaktif atık varillerinin ileri derecede bozulduğu ve içeriklerinin çevredeki deniz suyuna sızdığı bildirildi. Ancak araştırmacıların ilk ölçümlerine göre bölgedeki genel radyoaktivite, doğal koşullarda beklenenden yüksek olsa da henüz büyük ölçekli bir nükleer kirlilik olayına işaret edecek seviyede değil. Su, tortu ve canlı örneklerinin laboratuvar incelemeleri sürüyor.
1950 ile 1990 yılları arasında düşük seviyeli radyoaktif atıkların Atlantik Okyanusu'na bırakılması, dönemin atık yönetimi yaklaşımında güvenli kabul edilen yöntemlerden biri olarak görülüyordu. Varillerin, radyoaktif etkileri azalıncaya kadar atıkları muhafaza edeceği düşünülüyordu.
Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi öncülüğündeki NODSSUM projesi, bu varillerin derin deniz ekosistemleri üzerindeki olası etkisini araştırmak üzere Mayıs 2026'da bölgeye sefer düzenledi. İlk gözlemler sızıntıya işaret ederken, kirliliğin suya, tortuya ve organizmalara geçişinin boyutu henüz laboratuvar analizleriyle belirlenecek.
DENİZİN DİBİNE ATILAN 200 BİN VARİL NEDEN OKYANUSA BIRAKILDI?
Düşük seviyeli radyoaktif atıkların derin denize bırakılması, 1950-1990 döneminde güvenli kabul edilen bir atık yönetimi yöntemi olarak görülüyordu.
Dönemin yaklaşımına göre metal variller, içlerindeki radyoaktif maddeleri radyoaktif etkileri azalıncaya kadar güvenli biçimde tutacaktı. Bu nedenle Atlantik Okyanusu'na yüz binlerce varil bırakıldı; kaynak metnin başlığında bu miktar 200 bin varil olarak ifade edildi.
Zaman içinde uygulamanın deniz yaşamına verebileceği muhtemel zararlar ciddi endişe yarattı. Denizlerin kirletilmesini sınırlandırmayı amaçlayan Londra Sözleşmesi 1975'te yürürlüğe girdi. Radyoaktif atıkların denize bırakılması önce kısıtlandı, daha sonra tamamen yasaklandı. Buna karşın, yasaklar devreye girene kadar çok sayıda varil okyanusa bırakılmıştı.
- Atıkların denize bırakıldığı dönem: 1950-1990
- Amaçlanan yöntem: Varillerin radyoaktif maddeleri etkileri azalıncaya kadar muhafaza etmesi
- Londra Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiği yıl: 1975
- Sonraki süreç: Denize radyoaktif atık bırakılması önce kısıtlandı, ardından yasaklandı
DENİZİN DİBİNE ATILAN 200 BİN VARİL HANGİ DERİNLİKTE İNCELENDİ?
NODSSUM ekibi, varilleri 4 bin 700 metreyi aşan derinliklerde gerçekleştirdiği 20 insanlı dalışla inceledi.
Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi öncülüğündeki NODSSUM projesi, Mayıs 2026'da Kuzeydoğu Atlantik'teki varillerin derin deniz ekosistemlerine etkisini belirlemek için çalışma başlattı. Araştırmada yaklaşık 30 bilim insanı görev aldı ve Pourquoi Pas? adlı gemi kullanıldı.
Fransız Oşinografi Filosu'na bağlı Nautile denizaltısıyla yapılan dalışlarda variller görüntülendi. Ekip, ayrıntılı analiz yapılması amacıyla varillerin çevresindeki deniz suyundan, deniz tabanı tortusundan ve bölgedeki canlılardan örnekler aldı.
Araştırma görüntülerinde bazı deniz canlılarının çürüyen varillerin üzerine yerleştiği görüldü. Bu canlıların ve çevrelerindeki su ile tortunun radyasyondan ne ölçüde etkilendiği, toplanan örnekler üzerinde yapılacak laboratuvar incelemeleriyle araştırılacak.
- Araştırma dönemi: Mayıs 2026
- Araştırmayı yürüten proje: NODSSUM
- Kullanılan araştırma gemisi: Pourquoi Pas?
- Kullanılan denizaltı: Nautile
- İnsanlı dalış sayısı: 20
- Ulaşılan derinlik: 4 bin 700 metrenin üzeri
DENİZİN DİBİNE ATILAN 200 BİN VARİLDE RADYOAKTİF SIZINTI TESPİT EDİLDİ Mİ?
Evet, incelemelerde bazı varillerde büyük delikler oluştuğu ve radyoaktif maddelerin çevredeki deniz suyuna sızdığı görüldü.
Araştırmacılar, çok sayıda varilin ileri derecede bozulduğunu belirledi. Bazı varillerdeki büyük deliklerin, içeride bulunan radyoaktif maddelerin çevreye ulaşmasına yol açtığı aktarıldı.
Bununla birlikte ilk ölçümler, bölgedeki genel radyoaktivite düzeyinin düşük kaldığını ortaya koydu. Ölçülen değerlerin doğal koşullarda beklenenden yüksek olduğu, ancak henüz büyük ölçekli bir nükleer kirlilik olayını gösteren seviyeye ulaşmadığı belirtildi.
Radyasyon düzeylerinin düşük olması nedeniyle ekip, örnekleri yoğun radyasyon korumasına ihtiyaç duymadan toplayabildi. Bu bulgu, sızıntı olmadığı anlamına gelmiyor; sızıntının çevresel etkisinin kapsamı için su, tortu ve canlılardan alınan numunelerin sonuçları bekleniyor.
- Varillerin durumu: Bazıları ileri derecede bozulmuş ve delinmiş durumda
- İlk ölçüm sonucu: Genel radyoaktivite düşük seviyede
- Doğal arka planla karşılaştırma: Değerler doğal koşullarda beklenenden yüksek
- Kesinleşmesi beklenen başlıklar: Radyasyonun suya, tortuya ve organizmalara geçişi
SIKÇA SORULAN SORULAR
Denizin dibine atılan varillerde sızıntı var mı?
Evet, araştırmada bazı varillerde büyük delikler bulunduğu ve radyoaktif maddelerin çevredeki deniz suyuna sızdığı bildirildi. Sızıntının ekosistem üzerindeki etkisi için laboratuvar analizleri sürüyor.
Radyoaktif atıklar Atlantik Okyanusu'na ne zaman bırakıldı?
Kaynak metne göre düşük seviyeli radyoaktif atıklar 1950 ile 1990 yılları arasında Atlantik Okyanusu'na bırakıldı. Uygulama daha sonra kısıtlandı ve yasaklandı.
NODSSUM projesi varilleri hangi derinlikte araştırdı?
NODSSUM projesi kapsamındaki insanlı dalışlar 4 bin 700 metreyi aşan derinliklerde gerçekleştirildi. Dalışlarda Nautile denizaltısı kullanıldı.
Atlantik'teki variller büyük bir nükleer kirlilik oluşturdu mu?
İlk ölçümlerde büyük ölçekli bir nükleer kirlilik olayına işaret eden radyoaktivite seviyesi tespit edilmedi. Ancak değerlerin doğal koşullarda beklenenden yüksek olduğu ve ayrıntılı laboratuvar sonuçlarının beklendiği açıklandı.

