Düşük primle emekli olma arayışı, EYT düzenlemesinden yararlanamayan çalışanları yeniden 3600 gün seçeneğine yöneltti. Bu yöntem, prim günü eksiği bulunanlar için kısmi emeklilik imkanı olarak gündeme geliyor. Ancak 3600 günün dolması, tek başına emeklilik hakkı kazandırmıyor.
Emeklilik hesabında belirleyici olan üç temel başlık bulunuyor: sigorta başlangıç tarihi, sigortalılık süresi ve yaş. 1999 ile 2008 yıllarında yapılan reformlar prim ve yaş koşullarını yeniden şekillendirdi. 2023’te yürürlüğe giren düzenlemeyle 8 Eylül 1999 ve öncesinde sigortalı olanların yaş şartında değişiklik yapıldığı da aktarılan bilgiler arasında.
3600 GÜN NEDEN YETMİYOR?
3600 günle kısmi emeklilikte yalnızca prim gününe bakılmıyor. Sigortalının işe giriş tarihi, sigortalılık süresi ve emeklilik yaşı da hesaplamaya dahil ediliyor. Bu tabloda, 3600 prim gününün yanı sıra 15 yıllık sigortalılık süresi ve sigorta başlangıcına göre yaş şartı öne çıkıyor.
EYT kapsamı dışında kalanlar, özellikle eski tarihli sigorta başlangıçları nedeniyle kısmi emeklilik seçeneğini araştırıyor. Kadın ve erkek çalışanlar için yaş kademeleri, sigorta başlangıç tarihine göre farklılık gösteriyor. Bu nedenle 3600 günü tamamlamak, herkes için aynı anda emeklilik anlamına gelmiyor.
EMEKLİ OLANLAR DA SİSTEME GİREBİLİYOR
Tamamlayıcı emeklilikte Bireysel Emeklilik Sistemi ve Otomatik Katılım Sistemi öne çıkıyor. Bu sistemlerde birikim kişinin adına oluşuyor, devlet katkısıyla destekleniyor ve seçilen fonlarda değerlendiriliyor. SGK’dan emekli olmuş olmak, tamamlayıcı sisteme girmeye engel sayılmıyor. Çalışmayan kişiler de kendi bütçelerine uygun ödemelerle uzun vadeli birikim yapabiliyor.
Katılımcılar ödeme tutarını kendi tercihine göre belirleyebiliyor; imkanlar arttıkça katkı miktarını yükseltebiliyor. Örneğin aylık 1.000 TL ödeyen bir katılımcının hesabına, yüzde 20 devlet katkısı üzerinden 200 TL daha ekleniyor. Katkı payları ve devlet katkısı fonlarda değerlendiği için emeklilikteki toplam birikim yalnızca yatırılan ana paradan oluşmuyor.
Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenler için de aynı imkan geçerli. Bu kişiler, SGK kapsamında prim ödemeye devam etse bile ikinci kez klasik SGK emekliliği elde edemiyor; ancak BES’te ayrı bir hesap açarak düzenli ödemeyle ikinci bir emeklilik geliri hedefleyebiliyor.
İKİNCİ MAAŞ İÇİN 10 YIL VE 56 YAŞ
BES’in SGK’ya göre daha kısa sürede emeklilik avantajı sağlayabildiği vurgulanıyor. Örnek olarak 2000 yılında SGK’ya giriş yapan bir erkek çalışan için 7 bin prim günü ve 60 yaş şartı hatırlatılıyor. Aynı kişinin aynı yıl BES’e girmesi halinde 10 yıllık süre ve 56 yaş koşulunu tamamlayarak BES kapsamında emeklilik hakkına ulaşabileceği belirtiliyor.
Bu durumda kişi için iki ayrı gelir kaynağı ortaya çıkabiliyor: İlk olarak BES’ten, ilerleyen yıllarda ise SGK’dan emeklilik. Böylece BES, SGK maaşının yerine değil, üstüne eklenen bir sistem olarak konumlanıyor. BES’e girişte belirli bir yaş sınırı bulunmuyor. 18 yaşından küçükler de velileri aracılığıyla sisteme dahil olup birikim yapabiliyor.
OKS’TE YÜZDE 3 KESİNTİ, TES’TE ÜÇLÜ KATKI
Otomatik Katılım Sistemi’nde çalışanın ücretinden her ay en az yüzde 3 kesinti yapılıyor ve birikim bireysel emeklilik hesabında toplanıyor. Mevcut uygulamada çalışanların sistemden ayrılma imkanı bulunuyor. OKS kapsamında yapılan kesintiler uzun vadede bir emeklilik birikimine dönüşebiliyor.
Uygulanması beklenen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nde ise çalışan, devlet ve işveren katkısının bir araya gelmesi planlanıyor. Sistemde belirli bir süre kalma zorunluluğunun bulunması da bekleniyor. Emeklilik döneminde biriken tutarın toplu ya da düzenli maaş olarak alınabilmesi, SGK aylığının üstüne ek gelir oluşturma açısından önem taşıyor.

