Sabah Trend'de yer alan içeriğe göre Türkiye'nin en uzun yaşayan insanlarının yaşadığı köy, Ordu'nun Gölköy bölgesidir. Kaynak; uzun yaşamı karalahana, mısır ekmeği ve ev yapımı yoğurt tüketimine, sürekli hareket eden bir yaşama ve güçlü sosyal bağlara bağlamaktadır. Ancak bu iddialar haberde bilimsel bir çalışmaya dayandırılmadığı için kesin bir sağlık sonucu olarak sunulmamalıdır.
Sabah'ın Trend bölümünde yayımlanan içeriğe göre Ordu'nun sarp dağları arasında yer alan Gölköy, Türkiye'nin en uzun yaşayan insanlarına ev sahipliği yaptığı iddiasıyla gündeme geldi. İçerikte; tansiyon, şeker ve kalp hastalıklarının çok az görüldüğü aktarılan bölgede yaşayanların ilaç kullanmadan ileri yaşlara ulaştığı anlatılıyor.
Bu iddialar Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri ve uzman görüşlerine atıfla desteklenmeye çalışılsa da haber metninde söz konusu raporun ve araştırmanın adı, tarihi veya kurumsal bağlantısı paylaşılmıyor. Bu nedenle aşağıdaki bilgiler, kaynak içerikte yer alan ifadelerin aktarımıdır; tıbbi bir sonuç veya doğrulanmış istatistik olarak yorumlanmamalıdır.
TÜRKİYE'NİN EN UZUN YAŞAYAN İNSANLARININ YAŞADIĞI KÖY NERESİ?
Kaynak içerikte bu yerleşim, Ordu'nun Gölköy bölgesi olarak gösteriliyor.
Trend Sabah'ta yer alan habere göre istatistikler, Gölköy'ün Türkiye'nin en uzun ömürlü insanlarına ev sahipliği yaptığını gösteriyor. Haberde ayrıca DSÖ verilerine dayanılarak Gölköy'ün Türkiye'nin en düşük ölüm oranına sahip bölge olduğu öne sürülüyor. Ancak bu verinin tam olarak hangi DSÖ raporuna dayandığı içerikte açıklanmıyor.
Ordu'nun sarp dağları arasında saklı kalan Gölköy'de 100 yaşın bir son değil, kaynak ifadesiyle taze bir başlangıç gibi görüldüğü belirtiliyor. Yaşam süresinin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu ifadesi de aynı içerikteki iddialar arasında yer alıyor.
GÖLKÖY'DE UZUN YAŞAMIN SIRRI KARALAHANA, MISIR EKMEĞİ VE YOĞURT MU?
Gölköy'deki halkın uzun yaşamı, kaynakta karalahana, mısır ekmeği ve ev yapımı yoğurt üçlüsünün birlikte tüketilmesine bağlanıyor.
Haberde bölge halkının sofrasından eksik olmayan karalahanaya dikkat çekiliyor. Karalahanayı mısır ekmeği ve ev yapımı yoğurtla birleştiren üçlünün probiyotik güç oluşturduğu ve bağışıklık sistemini desteklediği söyleniyor. Bununla birlikte, uzmanlara atfen aktarılan bu üçlünün vücuttaki iltihabı tamamen bitirdiği ifadesi kesin bir tıbbi iddiadır; yayımdan önce uzman görüşüyle doğrulanması gerekir.
Aynı kaynakta köylülerin basit rahatsızlıklarda eczane yerine doğadaki bitkilere yöneldiği belirtiliyor. Dağlardan toplanan ısırgan otu, yabani kekik ve kuşburnu çayı, kaynakta doğal antibiyotik olarak tanımlanıyor.
GÖLKÖY'DE 90 VE 100 YAŞINDAKİLERİN ORTAK YAŞAM ALIŞKANLIKLARI NELER?
Gölköy'de ileri yaştaki kişilerin en belirgin ortak alışkanlığı, yaşı ne olursa olsun günlük hareketlerini sürdürmektir.
Kaynakta, 90 ve 100 yaşındaki amca ve teyzelerin sabahın ilk ışıklarıyla dik yamaçlardaki fındık bahçelerine gittiği anlatılıyor. Yaşlılığın köşeye çekilmek olarak görülmediği bölgede, vücudu sürekli aktif tutmanın hücresel yaşlanmayı yavaşlatan en büyük etken olduğu ifade ediliyor.
Buna ek olarak Gölköy'de güçlü aile ve komşuluk bağları nedeniyle kimsenin kendini yalnız hissetmediği, yaşlılık depresyonuna rastlanmadığı aktarılıyor. Kaynaktaki uzun ömrün yüzde 30'unun psikolojik dayanıklılıktan geldiği ifadesi de bu bağlamda yer buluyor.
Bölgenin deniz seviyesinden yüksekte ve hava kirliliğinin sıfır olduğu bir oksijen deposu olarak tarif edildiği de yine aynı içerikte yer alıyor. Yüksek oksijen doygunluğunun organların yorulmadan çalışmasını ve yaşlılıkta bile cildin pürüzsüz kalmasını sağladığı öne sürülüyor.
- Güne sabah erken saatte başlayıp fındık bahçelerinde çalışmak
- Karalahana başta olmak üzere taze sebze, mısır ekmeği ve ev yapımı yoğurt tüketmek
- Isırgan otu, yabani kekik ve kuşburnu çayı gibi bitkisel çaylara yönelmek
- Aile ve komşuluk ilişkilerini güçlü tutmak
- Oksijeni yüksek ve paketli gıdaya uzak doğal bir çevrede yaşamak
GÖLKÖY SAKİNLERİNİN UZUN YAŞAM TAVSİYELERİ NELER?
Gölköy sakinleri, paketli gıdayı hayatlarından çıkarmayı, asansör kullanmamayı ve her gün taze yeşillik tüketmeyi öne çıkan kurallar olarak aktarıyor.
Kaynağın sonunda köy sakinlerine atfedilen üç temel tavsiye sıralanıyor: Paketli gıdayı eve sokmayın, asansörü unutun, her gün taze yeşillik tüketin. Bu öneriler, Gölköy'deki yaşam tarzının hareketli ve doğal beslenme üzerine kurulu olduğunu özetliyor.
Bu önerilerin, kaynakta anlatılan uzun ömür hikâyesinin bir parçası olduğu unutulmamalı. Kişisel sağlık durumuna göre değişebilecek beslenme ve hareket alışkanlıklarının öncesinde hekim görüşü alınması gerekir.
SIKÇA SORULAN SORULAR
Türkiye'nin en uzun yaşayan insanları hangi köyde yaşıyor?
Kaynak içerikte bu köyün Ordu'daki Gölköy olduğu belirtiliyor. Haberde Gölköy'ün Türkiye'nin en uzun ömürlü insanlarına ev sahipliği yaptığı aktarılıyor.
Gölköy'de uzun yaşamın sırrı olarak hangi besinler gösteriliyor?
Karalahana, mısır ekmeği ve ev yapımı yoğurt üçlüsü gösteriliyor. Kaynakta bu besinlerin birlikte tüketiminin bağışıklık sistemini desteklediği ileri sürülüyor.
Gölköy'deki yaşlılar sabahları ne yapıyor?
Kaynakta, 90 ve 100 yaşındaki Gölköy sakinlerinin sabahın ilk ışıklarıyla fındık bahçelerine gittiği anlatılıyor. Aktif bir günlük rutin, bölgedeki yaşam tarzının temelini oluşturuyor.
Gölköy sakinleri hangi bitki çaylarını tüketiyor?
İçerikte dağlardan toplanan ısırgan otu, yabani kekik ve kuşburnu çayının bölge halkı tarafından kullanıldığı belirtiliyor. Bu bitkiler kaynakta doğal antibiyotik olarak tanımlanıyor.
Karalahana tek başına uzun yaşamı sağlar mı?
Haberde karalahana tek başına değil, mısır ekmeği ve ev yapımı yoğurtla birlikte ele alınıyor; hareketli yaşam, güçlü sosyal bağlar ve temiz hava da uzun ömürle ilişkilendiriliyor. Bu nedenle etki tek bir besine indirgenmemelidir.

