Kaynak metne göre kafanızdaki ses bir türlü susmuyorsa deneyebileceğiniz yöntem, DAT (Durum–Anlam–Tepki) yaklaşımına dayanan bir yazma egzersizidir: birkaç gün boyunca kendinize on beşer dakika ayırıp aklınızda kalan bir olayı, o olayla ilgili duygularınızı ve bugün hatırladığınızda içinizden geçenleri yazmak. Metinde bu egzersizin kesin bir çözüm olduğu belirtilmiyor; yazmanın olayla olaya verilen anlamı ayırmayı ve bir kırgınlığın neden uzun sürdüğünü anlamayı kolaylaştırabileceği anlatılıyor.
Kaynak metin, zihinde dönüp duran bir konudan kurtulmak için önerilen yöntemi iki ayak üzerine kuruyor: olayla o olaya verilen anlamı ayıran DAT Sistemi ve günde on beş dakika ayrılarak yapılan yazma egzersizi. Anlatımda yazmanın güzel cümleler kurmakla ilgili olmadığı, aynı şeyin birkaç kez yazılabileceği ve yazılanların kimseye gösterilmek zorunda olmadığı vurgulanıyor.
Metinde örnek olarak aralarında ağır sözler geçen, görüşmeyi kesen ve birbirini aramayan iki kardeşin hikâyesi yer alıyor. Gönderilmek zorunda olmayan bir mektupla başlayan bu yazma deneyimi, kişinin kırgınlığının neden bu kadar uzun sürdüğünü biraz daha iyi anlamasıyla sonuçlanıyor.
DAT SİSTEMİ NEDİR, DURUM-ANLAM-TEPKİ NASIL UYGULANIR?
DAT Sistemi, Durum–Anlam–Tepki yaklaşımıdır ve yaşadığınız olay ile o olaya verdiğiniz anlamı birbirinden ayrı ele alır.
Kaynak metne göre bu yaklaşımda olayın kendisi ile olaya yüklenen anlam ayrı ayrı değerlendirilir; yazmak bu ayrımı görmeyi kolaylaştırabilir.
Metindeki örnekte kişi, "Bu işte başarısız oldum, zaten yetersiz biriyim" diye yazdığını varsayıyor. Cümleyi yeniden okuduğunda kendisine şunu sorabiliyor: "Bir işin istediğim gibi gitmemesi, gerçekten yetersiz olduğumu mu gösteriyor?" Metne göre belki hazırlık eksikti, belki koşullar uygun değildi, belki de öğrenilmesi gereken şeyler vardı. Bunları görebilmek, bundan sonra ne yapılacağına karar vermeyi kolaylaştırıyor.
- Durum: yaşanan olayın kendisi
- Anlam: olaya verilen anlam
- Tepki: bu anlamın duygulara ve davranışlara etkisi
KAFANIZDAKİ SES İÇİN 15 DAKİKALIK YAZMA EGZERSİZİ NASIL YAPILIR?
Egzersiz, birkaç gün boyunca kendinize on beşer dakika ayırıp aklınızda kalan bir olayı yazarak yapılıyor.
Metinde denemek isteyenlere birkaç gün boyunca kendilerine on beşer dakika ayırmaları ve aklında kalan bir olayı seçmeleri öneriliyor. Yazılacaklar üç başlıkta toplanıyor: ne olduğu, ne hissedildiği ve bugün hatırlandığında içten neler geçtiği.
Metne göre güzel cümleler kurmak gerekmiyor; aynı şey birkaç kez yazılabiliyor, cümleler yarım bırakılabiliyor ve yazılanlar kimseye gösterilmek zorunda değil.
- Birkaç gün boyunca kendinize on beşer dakika ayırın.
- Aklınızda kalan bir olayı seçin.
- Ne olduğunu, ne hissettiğinizi ve bugün hatırladığınızda içinizden neler geçtiğini yazın.
- Güzel cümleler kurmaya çalışmayın; aynı şeyi birkaç kez yazabilir veya yarım bırakabilirsiniz.
- Yazdıklarınızı kimseye göstermek zorunda değilsiniz.
YAZDIKTAN SONRA KENDİNİZE HANGİ ÜÇ SORUYU SORMALISINIZ?
Yazdıklarınızı daha sonra okurken üç soruya cevap vermeniz isteniyor: ne oldu, buna nasıl bir anlam verdim ve bu anlam duygularımı ve davranışlarımı nasıl etkiliyor?
Metne göre bu cevapları hemen bulamayabilirsiniz. Bulamadığınızda kendinize yüklenmemeniz ve zorlamamanız, ertesi gün yeniden denemeniz öneriliyor.
Anlatımda bazen insanın ne hissettiğini anlamasının da anlatmasının da zaman aldığı belirtiliyor; bu nedenle ilk oturumda net bir sonuca ulaşmak beklenmiyor.
- Ne oldu?
- Ben buna nasıl bir anlam verdim?
- Bu anlam, duygularımı ve davranışlarımı nasıl etkiliyor?
KARDEŞİNE GÖNDERMEDİĞİ MEKTUP ÖRNEĞİ NE ANLATIYOR?
Kaynak metindeki örnek, aralarında ağır sözler geçen ve görüşmeyi kesen iki kardeşten birinin yazdığı mektubun meseleyi çözmediğini, ancak kırgınlığın neden uzun sürdüğünü anlamayı kolaylaştırdığını gösteriyor.
Örnekte iki kardeş arasında ağır sözler söylenmiş; önce telefon görüşmeleri azalmış, sonra tamamen kesilmiş. Soranlara "Geçti artık" deniyor. Ancak bayram yaklaşınca kardeşini düşünen kişi, geceleri o tartışmayı ve veremediği cevapları hatırlıyor.
Bir akşam göndermek zorunda olmadığı bir mektup yazmaya karar veriyor. Başta kardeşini suçluyor, ardından ondan ne beklediğini anlatıyor. Yazdıkça daha önce söylemediği bir cümle çıkıyor ortaya: "Babamın sana benden daha çok güvendiğini düşünüyordum. O tartışmada en çok buna üzüldüm."
Metne göre bu cümle aralarındaki meseleyi çözmüyor ve kişi kardeşini aramaya henüz hazır değil. Buna karşın kırgınlığının neden bu kadar uzun sürdüğünü biraz daha iyi anlıyor.
YAZMAYA DEVAM ETMEK İÇİN NE YAPMALISINIZ?
Kaynak metinde deneyimini paylaşan yazar, bir gün yazamamanın yazamayacağınız anlamına gelmediğini söylüyor ve yeniden oturup yeniden denemeyi öneriyor.
Metinde deneyimini aktaran yazar, ne kadar istese de tek bir cümle yazamadığı günler olduğunu, hatta bazen bir daha yazamayacağını düşündüğünü anlatıyor. Başka bir gün oturup sayfalarca yazdığını belirten yazar, bugün 11 kitabı olduğunu ve yazdıklarının 30'a yakın dile çevrildiğini aktarıyor.
Önerisi, bir gün yazamadığınızda bunu yapamayacağınızı düşünmemek, yeniden oturmak ve yeniden denemek. Metinde üzüldüğünüzü, özlediğinizi ve söyleyemediğinizi yazmanız, cümlelerin güzel olup olmadığına takılmamanız ve önce kendinize açık olmanız gerektiği belirtiliyor.
Son olarak bir defter açıp aklınızdan geçen ilk cümleyi yazmanız, devamını getirmek için kendinize zaman vermeniz ancak yazmaktan vazgeçmemeniz öneriliyor. Bugün yalnızca sizin bildiğiniz bir yaşantının ileride başka birinin kendini anlamasına yardımcı olabileceği de ekleniyor.
SIKÇA SORULAN SORULAR
Kafanızdaki ses bir türlü susmuyorsa ne yapılabilir?
Kaynak metinde önerilen yöntem, DAT (Durum–Anlam–Tepki) yaklaşımına dayanan günde 15 dakikalık yazma egzersizidir. Birkaç gün boyunca kendinize on beşer dakika ayırıp aklınızda kalan bir olayı yazmanız isteniyor.
DAT Sistemi ne işe yarar?
DAT Sistemi, yaşanan olay ile o olaya verilen anlamı ayrı ayrı ele almayı sağlar. Metne göre yazmak bu ayrımı görmeyi kolaylaştırır ve bundan sonra ne yapılacağına karar vermeyi kolaylaştırabilir.
Yazma egzersizi günde ne kadar sürüyor?
Metinde birkaç gün boyunca kendinize on beşer dakika ayırmanız öneriliyor. Süre, tek bir oturumda uzun yazmak yerine günlük kısa yazma alışkanlığı üzerine kurulu.
Yazdıklarımı kimseye göstermek zorunda mıyım?
Hayır. Metne göre yazdıklarınızı kimseye göstermek zorunda değilsiniz; güzel cümleler kurmak da gerekmiyor.
Cevapları hemen bulamazsam ne olur?
Metne göre cevapları hemen bulamayabilirsiniz; bu durumda kendinize yüklenmemeniz ve zorlamamanız, ertesi gün yeniden denemeniz öneriliyor.
Yazmak kırgınlığı çözer mi?
Metindeki kardeş örneğinde yazılan mektup aralarındaki meseleyi çözmüyor ve kişi kardeşini aramaya henüz hazır olmuyor. Buna karşın kırgınlığının neden bu kadar uzun sürdüğünü biraz daha iyi anlıyor.

