Çalışma hayatında 400 binden fazla sözleşmeli personeli yakından ilgilendiren kritik bir sosyal güvenlik düzenlemesi gündeme geldi. Anne ya da baba olduktan sonra yarı zamanlı çalışma hakkından yararlanan sözleşmeli personelin (4B) eksik prim günlerinin emeklilik hesabında sorun oluşturmaması için yeni bir model üzerinde duruluyor. Nüfus Politikaları Kurulu gündemine gelen düzenlemeyle, yarı zamanlı çalışan sözleşmeli personele “prim telafisi ve borçlanma” hakkı tanınması öngörülüyor.
Taslağın hayata geçmesi halinde, yarım çalışma nedeniyle oluşan prim kayıplarının sonradan tamamlanabilmesinin önü açılacak. Böylece sözleşmeli çalışanların hem yarı zamanlı çalışma hakkından yararlanması hem de emeklilik hesabında kayıp yaşamaması hedefleniyor.
KADROLU MEMUR BORÇLANABİLİYOR, 4B'Lİ MAHRUMDU
Mevcut mevzuatta, doğum veya evlat edinme sonrası yarı zamanlı çalışma hakkından faydalanan kadrolu devlet memurları ve 4A'lı işçiler, çalışmadıkları yarım dönemlerin primlerini sonradan borçlanarak ödeyebiliyor. Bu sayede emeklilik yaş ve gün hesabında herhangi bir kayıp yaşamıyorlar.
Ancak kamudaki 400 bini aşkın sözleşmeli personel (4B), bu prim telafisi hakkından mahrumdu. Sözleşmeli çalışanların eksik prim günlerini tamamlayamaması, emeklilik hesabında kayıp anlamına geliyordu.
Sözleşmeli personelin yarı zamanlı çalışma dönemlerinde yaşadığı prim kaybına çözüm getirecek yeni bir formül üzerinde çalışılıyor. Özellikle çocuk sahibi olduktan sonra çalışma süresini azaltan anne ve babaların, eksik günleri nedeniyle ileride emeklilik açısından dezavantaj yaşamaması amaçlanıyor.
Çözüm arayışının merkezinde, sözleşmeli personelin yarı zamanlı çalıştığı dönemde kaybettiği prim günlerinin emeklilik hesabına olumsuz yansımasını engellemek yer alıyor.
NÜFUS POLİTİKALARI KURULU'NDA PRENSİP ANLAŞMASI
İlgili bakanlıkların Nüfus Politikaları Kurulu çatısı altında yürüttüğü görüşmelerde prensip anlaşmasına varıldı. Hazırlanan taslak metnin kısa süre içinde kanun teklifine dönüştürülerek TBMM Başkanlığı'na sunulması planlanıyor.
Taslak yasalaşırsa, belirli şartları taşıyan sözleşmeli personel, çalışmadığı sürelerin primlerini sonradan tamamlayabilecek. Böylece yarı zamanlı çalışan sözleşmeliler için prim telafisi ve borçlanma hakkının önü açılmış olacak.
Yarım çalışan sözleşmeliler, eksik günlerini sonradan ödeyerek emeklilikte hak kaybı yaşamaktan kurtulacak. Bu adımın, kadrolu memurlar ile sözleşmeli personel arasındaki sosyal güvenlik farkını ortadan kaldırması bekleniyor.
EKSİK 15 GÜN BORÇLANARAK TAMAMLANACAK
Ebeveyn olan çalışanların çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yararlanabildiği yarı zamanlı çalışma modelinde, çalışma süresiyle birlikte alınan maaş da yarı yarıya düşüyor. Maaşın yarıya inmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirilen prime esas kazanç ve gün sayısının da yarı yarıya azalması anlamına geliyor.
Yarı zamanlı çalışan sözleşmeli personel, bu nedenle her ay yaklaşık 15 günlük prim kaybı yaşıyor. Gündemdeki düzenleme yasalaşırsa, yarım çalışılan aylara ait eksik kalan 15 günlük süreler SGK'ya yapılacak prim ödemesiyle tamamlanabilecek.
Prim gün sayısındaki düşüşün önüne geçileceği için sözleşmeli personelin emeklilik tarihi geriye gitmeyecek. Düzenleme, kadrolu memurlar ile sözleşmeli personel arasında hak eşitliği sağlamayı amaçlıyor.
400 BİN ÇALIŞANI KAPSIYOR, 22 BİN KİŞİYİ DOĞRUDAN İLGİLENDİRİYOR
Son verilere göre kamuda aktif olarak görev yapan 400 binin üzerinde sözleşmeli personel bulunuyor. Bu kitle içinde çocuk sahibi olup yarı zamanlı çalışma modeline başvuran veya başvurma potansiyeli taşıyan mevcut çalışan sayısının ise 22 bin civarında olduğu ifade ediliyor.
Düzenleme, kamudaki tüm sözleşmeli personeli değil, yarı zamanlı çalışma hakkını kullanan veya kullanma potansiyeli bulunan çalışanları doğrudan ilgilendiriyor.
GEÇMİŞE DÖNÜK BORÇLANMA MECLİS SONRASI NETLEŞECEK
Düzenlemenin Meclis Genel Kurulu'ndan geçerek Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından, daha önce yarı zamanlı çalışıp prim kaybı yaşayan sözleşmelilerin geçmişe dönük borçlanma haklarından yararlanıp yararlanamayacağı netlik kazanacak.
Yasanın Meclis'te kabul edilip Resmi Gazete'de yayımlanması, sözleşmeli personelin prim telafisi ve borçlanma hakkına kavuşması için atılacak son adım olacak. Bu sürecin ardından, geçmişe dönük borçlanmanın kapsamı da belirginleşecek.

